Tavşanlı Haber
Kütahya Masaj
sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort webmaster forum
efecan habeci

Ümit Yaşar ve Galata Kulesi

Ümit Yaşar ve Galata Kulesi
Bu haber 04 Ekim 2016 - 0:32 'de eklendi

IMG_20161004_002251Tarsus’ta doğan şair, şiirle çok küçük yaşlarda tanışır. Kitap okuyan, şiire ilgisi olan anne babası önemli rol oynarlar bu tanışmada. En çok Faruk Nafiz şiirlerini sever, hatta onu ailenin bir bireyi gibi düşünür. En büyük örnek aldığı isim Faruk Nafiz olsa da yıllar sonra görülecek ki, bizim şiir sevdalısı küçük Ümit edebiyat dünyasında kendi özgün bir tarzla yer edinecektir.
Belki babasının memur olması ve çok fazla yer değiştirmesi belki hastalıklarla ve ameliyatlarla geçirilen bir çocukluk döneminin etkisiyle belki de doğal yapısı dolayısıyla melankolik bir ruh haline sahip olan şair, birçok defa intihar teşebbüsünde bulunmuş ama ölmemiştir. İşte bu yönüyle de onun hayatı baştan itibaren şiirdir. Şiirlerinde işlediği aşk, hasret, ayrılık özlem temaları hep bu melankolik ruh haliyle sarılıdır. Onun aşkları kavuşamayan hasret kokan aşkları, ayrılığın verdiği buhranlı ruh halleri daha çok göze çarpar. Aşkın şairi lakabıyla anılır uzun yıllar.
Kendisi de aşık olur, kavuşur, evlenir de. Gelin görün ki bu melankolik hal evliliğinde de birçok soruna sebep olur, başarısız intihar girişimleri ise alay konusuna…
Sene 1973… Bir babanın başına gelebilecek en kötü durum: evlat acısı! Ümit’in kendisine en çok benzeyen oğlu, ilk göz ağrısı, Vedat’ı, Galata Kulesi’nden boşluğa bırakır kendisini. Oracıkta can verir gencecik beden. Buradan sonrası rivayettir, doğru mu değil mi bilinmez. Rivayete göre Vedat öldüğünde avuç içinde babasına yazdığı bir not bulunur. Notta “Baba intihar öyle değil, böyle edilir.” diye yazmaktadır. Bu olaydan sonra Ümit Yaşar kendi yaşantısını “acılar denizi” olarak ifade edecek, şiirlerinde aşkın, özlem ve ayrılığın yerini ise; ölüm, hayatın anlamsızlığı gibi temalar yer alacaktır. Oğlunun ölüm acısı içinde derin yaralar oluşturan şair, içini “Galata” isimli şiirine dökmüştür.

6 Haziran 1973
Pırıl pırıl bir yaz günüydü
Aydınlıktı, güzeldi dünya
Bir adam düştü o gün Galata Kulesi’nden
Kendini bir anda bıraktı boşluğa
Ömrünün baharında
Bütün umutlarıyla birlikte
Paramparça oldu
Bir adam benim oğlumdu…

Gencecikti Vedat
Işıl ışıldı gözleri
İçi bütün insanlar için sevgiyle doluydu
Çıktı apansız o dönülmez yolculuğa
Kendini bir anda bıraktı boşluğa
Söndü güneş, karardı yeryüzü bütün
Zaman durdu
Bir adam düştü Galata Kulesi’nden
Bu adam benim oğlumdu

“Açarken ufkunda güller alevden”
Çıktı, her günkü gibi gülerek evden
Kimseye belli etmedi içindeki yangını
Yürüdü, kendinden emin
Sonsuzluğa doğru
Galata Kulesi’nde bekliyordu ecel
Bir fincan kahve, bir kadeh konyak
Ölüm yolcusunun son arzusu buydu
Bir adam düştü Galata Kulesi’nden
Bu adam benim oğlumdu

Küçüktü bir zaman
Kucağıma alır ninniler söylerdim ona
“Uyu oğlum, uyu oğlum, ninni”
Bir daha uyanmamak üzere uyudu Vedat

6 Haziran 1973
Galata Kulesi’nden bir adam attı kendini
Bu nankör insanlara
Bu kalleş dünyaya inat
Şimdi yine bir ninni söylüyorum ona
“Uyan oğlum, uyan oğlum, uyan Vedat”…

Kendisi de oğlundan ön yıl sonra hayatını kaybeden sanatçı gerek şiirleri, bestelenen eserleriyle birçoğumuzun içimize işlemeye, bam telimize dokunmaya devam ediyor.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER